Seleukeia Sidera Antik Kenti Atabey İlçesi’ne bağlı Bayat Köyü’ndedir. Kentin adı ilk kez antik yazarlarından Klaudios Ptolemaios tarafından “Seleukeia Pisidias” (Σελεύκεια Πισιδίας), Pisidia’nın Seleukeia’sı olarak anılır. Pisidia Bölgesi sınırları içerisinde muhtemelen farklı dönemlerde kurulmuş 4 Seleukos kolonisi bulunur. Bunlar Seleukeia, Antiokheia, Apollonia ve Neapolis’dir. Stratejik konumu nedeniyle Hellenistik Dönem içerisinde önem kazanan bir kent olan Seleukeia Sidera Seleukos Hanedanı’ndan I. Seleukos Nikator (MÖ 312-281) ya da oğlu I. Antiokhos Soter (MÖ 281-261) tarafından bir koloni kenti olarak kurulmuş ve kentte imar faaliyetlerinde bulunulmuştur. Roma İmparatorluk Dönemi’nde ise Lykia-Pamphylia Eyaleti’nin organize edildiği dönemde kentin adı “Claudio Seleuceia” olarak değiştirilmiştir. Kentin adının MS 6. yüzyıla kadar “Seleukeia Pisidias” (Pisidia’daki Seleukeia) olarak kullanıldığı yazılı kaynaklardan bilinir. Hierokles, Synekdomos adlı eserinde ise kentin adını Σελεύκεια ἡ σιδηρᾶ (Seleukeia Sidera) şeklinde “demir” anlamına gelen “Sidera” sıfatı ile anmaktadır.
Tiyatro Binası
Kentte Hellenistik Dönem’de yürütülen imar faaliyetlerinin izleri görülebilmektedir. Hellenistik Dönem’e tarihlendirilen yapılardan biri tiyatro binasıdır. Hisar Tepe’nin doğu yamacına yaslanarak, yarım daireyi biraz aşan planda inşa edilmiş tipik Yunan tiyatrosu formundadır. Tiyatronun sadece skene (sahne) binası, yanlardan girişini sağlayan vomitoriumu (tonozlu giriş kapısı) ve diazomanın (oturma sıralarını ayıran bölüm) bir bölümü korunmuştur. Tiyatronun cavea (oturma sıraları) kısmı ise oldukça tahrip olmuş durumdadır. Hellenistik ve Roma İmparatorluk Dönemleri’nin metropolis kentlerine oranla oldukça küçük olan tiyatronun oturma basamaklarının tahrip olmasına karşın ortalama 3-4 bin kişilik olduğu söylenebilmektedir. Bugün görülen sahne binası Roma İmparatorluk Dönemi’ne, MS 2.-3. yüzyıllara aittir.
Güneybatı Yamacı Yapıları
Seleukeia Sidera Antik Kenti’nin güneybatısında, güneybatı yamacı yapıları olarak adlandırılan alanda farklı dönemlere ait çok sayıda yapılanma bulunur. Bunlar arasında iki şarap işliği ve bu işliklerin hemen kuzeyinde ise kemik işlikleri yer alır. Alanda ayrıca ana kaya kullanılarak oluşturulmuş ahşap hatıl delikleri bulunan bir yapı yer alır. Bu alanın işlik kompleksi ile ilişkili olduğu ve depolama amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir.
Hisar Tepe
Kentte yürüttüğümüz yüzey araştırması çalışmalarında kentin Demir Çağ’dan Geç Antik Dönem’e kadar kesintisiz olarak iskân edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Demir Çağ'a tarihlendirilen seramik buluntular, yerleşimin Hisar Tepe üzerinde konumlandığını göstermektedir. Hisar Tepe’nin etrafını çevreleyen ve Hellenistik Dönem’e tarihlendirilen sur duvarları, Hellenistik Dönem’de kentin tahkimli bir sur ile çevrelendiğini göstermektedir. Bu sur duvarının çevrelediği akropolisin doğu kapısı ve yanında anıtsal bir sur kulesinin duvarları görülebilmektedir. Kentin Hisar Tepe üzerindeki yerleşimine ışık tutmak amacıyla kazı çalışmalarına başlanmıştır. Kazılar sırasında yapılan gözlemler ve ele geçen günlük kullanıma işaret eden buluntular, alanın Geç Roma İmparatorluk Dönemi’ne kadar uzanan repertuvarı ile Hisar Tepe’nin savunma karakterinin yanı sıra günlük yaşamın da devam ettiği bir alan olduğunu göstermektedir.
Şarap İşlikleri
Seleukeia Sidera kentinin kurulduğu Hisartepe’nin çevresinde yapılan çalışmalarda çok sayıda tarımsal üretim donanımı olduğu görülmüştür. Hisartepenin güney, batı ve doğu yamaçlarında ve eteklerinde toplam 25 şarap presine işaret eden arkeolojik buluntulara rastlanmıştır. Bununla birlikte bu presler ile birlikte kullanılan 5 ağırlık taşı tespit edilmiştir. Ayrıca fulchrum deliği ve taşları (Kalas yuvaları), pres ağırlık taşları ve açık alanda anakayaya oyulmuş preslerde bu donanımlar arasında yer alır. Seleukeia Sidera antik kentinde tespit edilen 25 şarap presinin varlığı, bu dönemde kent ekonomisinde tarımsal üretimin tuttuğu yeri göstermektedir. Kentin batı ve güney yamacında bu preslerin tespit edilmiş olması önemlidir. Özelikle baskı kollu preslerin yayılımlarının Hisartepe’nin Nekropolis alanlarından biri olarak kullanıldığı bilinen Kuzeybatı yamacın dışında kalır. Kuzeybatı Nekropolisin hemen sınırında bu üretim donanımlarını sonlanmaları, kentte üretim ve nekropolis alanları için kesin bir planlama olduğunu gösterir.