JEOFİZİK

Seleukeia Sidera Antik Kenti’nde Jeofizik Ölçüm Çalışmaları 2016-2021 yılları arasında yürütülmüştür. 2016-2019 yılları arasında Hochschule für Technik und Wirtschaft Berlin (HTW) Üniversitesi’nden Thomas Schenk ve ekibi ile ISUBÜ Öğretim üyesi Dr. Öğr. Üy. Evrim Tütünsatar tarafından gerçekleştirilmiştir. Jeofizik ölçüm çalışmalarımız 2020-2021 yıllarından itibaren ise SDÜ Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezinden Prof. Dr. Çağlayan Balkaya ve Öğr. Gör. Olcay Çakmak ile ISUBÜ Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üy. Evrim Tütünsatar ve tarafından gerçekleştirilmektedir. Seleukeia Sidera Antik Kentinde jeofizik ölçümlerde jeomanyetik, Jeoradar (ground-penetrating radar, GPR) ve elektrik özdirenç tomografi (EÖT, electrical resistivity tomography, ERT) uygulamaları kullanılmıştır.

Jeofizik ölçüm çalışmalarımızda iki yöntem kullanılmaktadır. Bunlarda ilki Jeomanyetik yöntemdir. Jeomanyetik ölçümler, manyetometre adı verilen cihazlar ile yer manyetik alanındaki değişimleri inceleyerek yeraltında bulunan yapıların tespit edilmesinde kullanılan jeofizik yöntemlerden biridir. Pozitif manyetik anomali veren çömlek, tuğla, kiremit yapıları ve yanma çukurları, manyetik özellikli kayaçlardan yapılmış yapı temelleri ve negatif manyetik anomali veren kireçtaşı vb. yapıların tespit edilmesinde kullanılmaktadır.

İkinci Yer radarı ise yüksek frekanslı elektromanyetik (EM) sinyaller kullanılarak yer altı yapısının görüntülenmesini amaçlayan jeofizik yöntemlerden biridir. EM dalganın yer içinde dia elektrik sabitinin farklılaşması sonucu yansıyarak/kırılarak alıcı antene varış zaman varyasyonlarının kaydedilmesi esasına dayanır. Yeraltındaki katmanlar ve yeraltındaki yapıların konumu, şekli ve derinliğini tespit etmek için kullanılan bir yöntemdir.
Elektrik özdirenç tomografi (EÖT, electrical resistivity tomography, ERT) Yeraltının elektriksel özelliklerinin araştırılmasında kullanılan ve girişimsel olmayan (noninvasive) bir teknik olan yer radarı yöntemi, yüksek frekanslı bir elektromanyetik sinyalin bir verici antenden yere iletilmesi; tabaka sınırlarından ve/veya gömülü nesnelerden yansıyarak/saçılarak geri gelen ve şekil değiştiren bu sinyalin alıcı antenler tarafından varış zamanının bir fonksiyonu olarak kaydedilmesi esasına dayanmaktadır. Elektrik özdirenç yöntemi ise temelde yere uygulanan bir elektrik akımına yerin tepkisinin ölçülmesi ilkesine dayanır.

Jeofizik ölçüm yöntemleri bugün toprak altında kalmış olan çok sayıda yapının bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu yapıların dağılımı kentin yayılım alanının sınırları konusunda fikirler verdiği kadar yerleşimin belirli bir düzen içerisinde planlandığını da göstermektedir. Eldeki jeofizik ölçümler sonrası kentin doğusunda yer alan düzlük alanın atölyeler ve depolama alanları için kurgulandığını gösterirken, kentin güneybatısının kamusal yapılar için ayrıldığını ortaya koymaktadır. Kentin güneyinde yer alan düzlük alanın ise konutlar için ayrılmış olduğu sonucuna ulaşmak mümkün olmuştur.


AI Website Generator